Sözlü Tarih Envanter Çalışmaları

Sözlü tarih, İvriz’de yaşayan insanların sosyal ve kültürel geleneklerini anlamak ve arşivlemek için önemli bir belgeleme yöntemidir. Derneğimiz şu ana kadar yaklaşık 20 kişi ile sözlü tarih çalışması gerçekleştirerek İvriz’in envanter oluşumu için ilk adımları atmıştır. Amacımız, tüm İvriz köy halkı ile bu çalışmayı devam ettirip, önemli sosyal, kültürel, demografik, ekonomik ve tarihi bilgilerin envanterini oluşturmaya katkı sağlamaktır. Bu çalışmayı civar köylerde de devam ettirmek, daha bütüncül bir yaklaşım ve tüm bölgenin kalkınması için de ayrıca önemlidir.

Sözlü Tarih Envanteri Örnekleri

Sözlü tarih yapılan kişilerin isimleri gizli tutulmaktadır, ST olarak kısaltılmıştır.

Araştırmacı iseniz ve yazıların tamamını edinmek istiyorsanız, bize ulaşabilirsiniz.

Sözlü Tarih 1

…..

Dernek: Peki evin kullanımı nasıl? Evde mesela gilarda ne yapıyorsunuz? Dışarda ocak var mı? Orada ne yapıyorsunuz?
ST 1: Var, ekmek tandır falan var işte.
Dernek: Gilara ne koyuyorsunuz peki?
ST 1: Ununu, duzunu, zepseni işte koyuyoz.
Dernek: Peki buralardan mesela bahçeden topladığınız ürünlerle ne yapıyorsunuz? Kirazla, vişneyle ne yapıyorsunuz?
ST 1: Benim fişnem, girazım yok. Benimki ceviz, elma. Onu da getirip burda değerlendiriyoz.
… Fakirlikle geldik geçtik.

Dernek: Eskiden, burada bayramda ne yapardınız, düğünler nasıl olurdu?
ST 1: Düğünler çalgıyla olurdu. Cuma gün gelirdi çalgıcı, gelin inesiye gadar çalarlardı. Hiç galkmak üzere yoktu. Bir oturağa oturdular mıydı gelin gelesiye gadar oturaklardı. Şimdi daha ne, şimdi gençlere içir bağlım kendini kaybeder.
…..

Sözlü Tarih 2

…..

Dernek: Evi aldığınız zaman ev böyle miydi? Ek yaptınız mı?

ST 2: Hayır yapılmadı. Sonra çatı yaptırdık. İçine dolap falan yaptırdık. Fazla da bir şey yapılmadı.

Dernek: Gençlik-çocukluk döneminizde İvriz’de nasıl bir yaşantı vardı? İnsanlar nelerle uğraşırdı?  Neler yapardı?

ST 2: İvriz’de gençlik dönemimizde  koyunculuk vardı. Herkesin evinde 30-40-50 davar bulunurdu. Çiftçilik vardı. O zamanın makinesi öküzlerdi.  Atlar… bunlarla uğraşılırdı. At arabaları vardı.  Millet bağ-bahçeyle, geçimini bunlarla sağlardı. Her evde inek bulunurdu. Böyle giderdi yani.

Dernek: Bahçenizde neler eker, neler yetiştirirdiniz?

ST 2: Bahçemizde eskiden sultanı kirazı, erken olan kiraz vardı. Elmalar vardı. Üzüm vardı. Herkesin bağında üzüm vardı. Ceviz, fındık, hepsi. Şimdi ne varsa o zaman da aynısı vardı. Ceviz, fındık daha fazlaydı.

Sözlü Tarih 3

….

Dernek: Çocukluğunuzda İvriz’deki köy okulunda okudunuz mu? Çok kalabalıkmış.

ST 3: İlkokulu tabii ki ben İvriz’de bitirdim. Bizim müdürümüz … tarihe önem veren bir insandı. Hele bizim bir öğretmenimiz vardı… Adam, adam gibi adamdı. Bizleri onlar yetiştirdiler…. Gıcırgan ne biliyor musun?

Dernek: Hayır bilmiyorum. Nedir gıcırgan?

ST 3: Ortaya bir değnek dikiyoruz, bir de ince uzun ağacı dikiyoruz, onu oyuyoruz. Yani şimdi tahterevalli midir nedir onun gibi böyle dönerek gıcırgana binerdik. Ona bir de kömür sürerdik içine. İyi gıcırdardı. İşte onun adını gıcırgan koyduk…

Dernek: Şimdi bu oyunlar oynanmıyor mu?

ST 3: Şimdi oynanmıyor bu oyunlar. Şimdikilerin elinde ne var. Bilgisayar var, monoton hayat var, o zamanlar sosyal kültürel etkinlik vardı.

….

Sözlü Tarih 4

….

Dernek: Ne yapardınız başka evde?

ST 4: Evde mi?

Dernek: Pekmez, salça gibi?

ST 4: He bekmez, turşu gurallardı, erişte kesellerdi… Makarna dökellerdi  böyle. Gonu gomşu hep bir olurdu. Makarna dökellerdi, erişte kesellerdi. Makarna dökellerdi gışlık. Böyle satın olma yoğdu eveli. Onları bişiriller, yillerdi. Öyleydi guzum işte. Başka ne… Bağda galdırırsan fasülle doğrallar, gurutullardı. Böyle dolaba molaba goymak bi şiy yok. Dolapta yoğdu evvel. Dolapta yoğdu hiç. Evine ne gorsan onu yirdin. Bekmez olurdu, güplerle bekmez olurdu. Yapallardı evel gomşular birbirine gündüzden yoğurullardı, ağşamdan kesellerdi.  Senin evine serellerdi, benim ev bol olmazdı mesela. Oraya serellerdi, ordan öteki galdırırdı, oraya sererdi. Öyle öyle gışlık geçerdi. Şimdiki böyle bolluk yoğdu guzum darıdı eveli. Darıdı heye herkeş. Öyle şimdiki gibi sırt baş ne arasınıdı? Hiç yoğudu. Ben çok illerin sırtını giydim. Bir sırtıla gış geçirirdim, yaz geçirirdim ben.

Dernek: Kendiniz mi dikerdiniz?

ST 4: He gendimiz dikerdik. Anam dikerdi, heye. Anam rahmetlik çok dikerdi makinede dikmiş gibi şiy dikerdi. Anam dikerdi, biz giyerdik.

….

Sözlü Tarih 5

….

Dernek: Kerpiç kestiniz oralardan?

ST 5: Ee tabi. Kerpiçle, ağılın oralardan kerpiç kestim. Kendim at arabasıyla çektik oralara. Mehmet Ali Usta, Göğ Ali işte hangisi elimize geçtiyse. Gavas Ali. Bunlar ustaydı. Hangisi elimize geçtiyse getirdik yaptırdık. Ne günler geçirdik biz, kara günler.

Dernek: Göl bağını satın mı aldın?

ST 5: Satın almadım göl bağını. Göl bağı orada bedava duruyordu. Ulan dedim ben buraya ağıl gibi bir şey yaparsam bura nasıl olur. Birgün orada gezerdim rahmetlik Gavas Ali. Yanı başımızda Gavas Ali’nin ya.

– Ne aran oralarda Kara Oğlan, dedi.

– Valla bir akıl düşünüyorum, dedim.

– Hayrola!

– Buraya bir davar ağılı gibi bir şey yapmak istiyorum Ali Dayı, dedim.

– E davarın var mı da, dedi.

– Yedi sekiz tane oğlak aldık. Bir keçi ike iki de koyun var,dedim. İşte bir sürü, dedim.

Rahmetlik güldü.

– Allah onu veren gerisini de verir, dedi.

Bir Düğünevinde Sözlü Tarih Sohbeti

Fadime Güven ile Sözlü Tarih Sohbeti

SWITCH THE LANGUAGE